Kümüş & Yüksel Partners Logo

ENERJİ NAKİL HATLARI VE ELEKTRİK DİREKLERİNİN TAŞINMAZ MÜLKİYETİNE ETKİSİ

GAYRİMENKUL VE KİRA HUKUKU
29 Tem 2026
Post görseli

Türkiye’de hızlı kentleşme, sanayileşme ve enerji altyapı projelerinin yaygınlaşması, özel mülkiyete tabi taşınmazların üzerinden elektrik enerjisi nakil hatlarının (ENH) geçirilmesini veya bu taşınmazlara elektrik direklerinin (pilon) dikilmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla kısıtlanabilir. İdarenin kamu yararını gerekçe göstererek özel mülkiyete müdahale etmesinin yasal yolu Anayasa’nın 46. maddesinde düzenlenen "kamulaştırma" müessesesidir. Ancak uygulamada idareler veya yetkili dağıtım ve iletim şirketleri, usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın ya da kamulaştırma süreçlerini tamamlamaksızın özel mülkiyete fiilen veya hukuken müdahale edebilmektedir. Bu durum, Türk hukuk sisteminde "kamulaştırmasız el atma" olarak adlandırılmakta ve taşınmaz maliklerine çeşitli tazminat hakları tanımaktadır.

 

Bu çalışmada; yüksek gerilim ve alçak gerilim hatları ile pilonların özel mülkiyet üzerindeki etkileri, kamulaştırmasız el atma davaları, irtifak hakkı bedelinin tespiti metodolojisi, haksız işgal tazminatı (ecrimisil), taraf ehliyeti (husumet) sorunları, teknik emniyet mesafeleri, zamanaşımı ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde detaylıca incelenmektedir.

 

1. Giriş ve Kamulaştırmasız El Atmanın Hukuki Niteliği

 

Kamulaştırmasız el atma, yasal bir tanımı bulunmamakla birlikte, idarenin kamu yararı gerekçesiyle özel mülkiyete tabi bir taşınmaza Kanun'un öngördüğü usul ve esaslara uymaksızın fiilen veya hukuken el koyması halidir. İdarenin bu eylemi, Borçlar Hukuku anlamında haksız fiil niteliğindedir. Mülkiyet hakkına yönelik haksız bir saldırı oluşturan bu müdahale karşısında mülkiyet hakkı sahibi, idarenin haksız eylemine son verilmesini isteyebileceği gibi (müdahalenin men'i ve kal), fiili duruma razı olarak taşınmazın bedelinin ödenmesini de talep edebilir.

 

Hukuk düzenimizde kamulaştırmasız el atma iki temel biçimde tezahür etmektedir:

 

  • Fiili El Atma: İdarenin veya lisans sahibi tüzel kişilerin, taşınmaz malikinin rızası ve usulüne uygun bir kamulaştırma kararı olmaksızın taşınmaza fiziksel olarak müdahale etmesidir. Elektrik direği (pilon) dikilmesi, taşınmazın zeminine trafo kurulması veya taşınmazın hava sahasından enerji nakil hattı geçirilmesi fiili el atmanın tipik örnekleridir.
  • Hukuki El Atma: İdarenin herhangi bir fiziksel müdahalesi olmaksızın, imar planları veya mevzuat kısıtlamaları yoluyla taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını ve tasarruf yetkisini uzun süre kısıtlamasıdır.

 

Taşınmaz üzerinden enerji nakil hattı geçirilmesi veya pilon dikilmesi durumunda açılan bedel davaları, karma nitelikli davalardır. Bu davalarda mahkeme, bilirkişiler marifetiyle tespit edilen taşınmaz veya irtifak bedelinin davacı malike ödenmesine karar verirken, aynı zamanda taşınmazın pilon oturan kısmının mülkiyetinin idare adına tesciline/terkinine ve hava hattı geçen alan üzerinde idare lehine irtifak hakkı tesisine hükmeder.

 

2. Kurumsal Sorumluluk, Yetki Paylaşımı ve Pasif Husumet Ehliyeti

 

Enerji nakil hatları ve elektrik direkleri nedeniyle açılacak tazminat davalarında karşılaşılan en kritik usul engellerinden biri, davanın doğru tüzel kişiliğe karşı açılıp açılmadığını ifade eden "pasif husumet ehliyeti" meselesidir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 19. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, elektrik piyasasındaki üretim, iletim ve dağıtım faaliyetlerinin hukuki rejimleri ve sorumlu aktörleri birbirinden ayrılmıştır.

 

Türkiye elektrik sektöründeki özelleştirme ve yeniden yapılanma süreçleri neticesinde yetki, mülkiyet ve sorumluluk paylaşımı iki ana hat tipine göre şekillenmiştir:

 

  • İletim Hatları (Yüksek ve Çok Yüksek Gerilim): Elektrik enerjisinin yüksek voltajla (genellikle 154 kV ve 380 kV) uzak mesafelere taşınmasını sağlayan hatlardır. Bu hatların mülkiyet, yapım ve işletme yetkisi kamusal bir iktisadi teşekkül olan Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’ye (TEİAŞ) aittir. Taşınmazından iletim hattı geçen veya üzerine iletim pilonu dikilen malik, davasını doğrudan TEİAŞ’a yöneltmelidir.
  • Dağıtım Hatları (Orta ve Alçak Gerilim): Elektrik enerjisinin son tüketiciye ulaştırıldığı 36 kV ve altındaki hatlardır. Bu hatlarda mülkiyet Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye (TEDAŞ) ait olmakla birlikte, işletme hakları bölgesel özel elektrik dağıtım şirketlerine (örneğin BEDAŞ, AYEDAŞ, Toroslar EDAŞ vb.) devredilmiştir.

 

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; kamulaştırmasız el atılan hattın voltaj niteliği, tesis edildiği tarih ve işletme devir sözleşmelerinin kapsamı incelenerek davalı taraf belirlenmelidir. Hat dağıtım hattı niteliğinde olmasına rağmen davanın TEİAŞ’a açılması veya iletim hattı niteliğinde olmasına rağmen TEDAŞ veya özel dağıtım şirketine açılması durumunda dava pasif husumet yokluğundan reddedilmektedir.

 

 

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 124. maddesinde düzenlenen "taraf değişikliği" veya "tarafın iradi olarak düzeltilmesi" kuralları çerçevesinde temsilcide yanılma durumunda mahkemelerce husumetin doğru idareye yöneltilmesi için imkan tanınabilse de, davanın başında doğru kuruma yöneltilmesi usul ekonomisi açısından son derece kritiktir.

İletim ve dağıtım altyapısındaki kurumsal görev dağılımı ve dava husumeti esasları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

 

Hat Niteliği

Gerilim Seviyesi

Mülkiyet / Lisans Sahibi

İşletmeci Kurum

Doğru Davalı (Pasif Husumet)

İletim Hattı

154 kV - 380 kV (Yüksek Voltaj)

TEİAŞ

TEİAŞ

TEİAŞ Genel Müdürlüğü

Dağıtım Hattı

36 kV ve altı (Orta/Alçak Voltaj)

TEDAŞ

Bölgesel Dağıtım Şirketi (EDAŞ)

TEDAŞ ve/veya İlgili Özel Dağıtım Şirketi

Özel Üretim Bağlantı Hattı

Değişken (Santral Çıkışı)

Üretim Lisansı Sahibi Özel Şirket

Özel Üretim Şirketi

İlgili Özel Hukuk Tüzel Kişisi / Kurum

                

 

 

 

 

 

 

 

3. Taşınmaz Üzerindeki Müdahale Türleri ve Tazminat Hakları

 

Taşınmaz malikinin enerji altyapı tesisleri nedeniyle talep edebileceği tazminat kalemleri, müdahalenin niteliğine ve taşınmazın gördüğü zarara göre üç ana başlık altında toplanmaktadır.

 

3.1. Pilon (Elektrik Direği) Yerinin Mülkiyet Kamulaştırma Bedeli

 

Elektrik direğinin (pilonun) ayaklarının oturduğu ve zemine sabitlendiği alan, malikin tasarruf yetkisini tamamen ortadan kaldırır. Bu nedenle Yargıtay içtihatları gereğince pilon yeri, doğrudan fiili mülkiyet el atması olarak kabul edilir. Mahkemece, pilonun kapladığı zemin alanının dava tarihindeki tam rayiç bedelinin malike ödenmesine ve bu alanın tapuda davalı idare adına tesciline veya terkinine karar verilir.

 

3.2. Hava Hattı Geçişi ve İrtifak Hakkı Kamulaştırma Bedeli

 

Yüksek gerilim veya alçak gerilim tellerinin taşınmazın üzerindeki hava sahasından geçmesi durumunda, zemin mülkiyeti malikte kalmaya devam eder ancak taşınmazın üstündeki kullanım hakları kısıtlanır. Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinin son fıkrası uyarınca, irtifak hakkı karşılığı; bu hak nedeniyle taşınmazın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğüdür.

 

İrtifak hakkı bedelinin (İKB) hesaplanmasında yargısal uygulamalara yön veren temel matematiksel model şu şekildedir:

 

İKB = DDO \ F \ M

 

Bu eşitlikte yer alan değişkenlerin niteliği şu şekildedir:

 

·         İKB: İrtifak hakkı kamulaştırmasız el atma tazminat bedeli (TL).

·         DDO: Taşınmazın tamamında meydana gelen Değer Düşüklüğü Oranı (%).

·         F: Taşınmazın toplam parsel alanı (m^2).

·         M: Taşınmazın zemin metrekare birim rayiç değeri (TL/m^2).

 

Değer düşüklüğü oranının (DDO) belirlenmesinde taşınmazın niteliği (arsa veya arazi) temel kriterdir:

 

·         Arsa Vasfındaki Taşınmazlar: İmar planı içinde yer alan veya belediye hizmetlerinden yararlanan taşınmazlar "arsa" kabul edilir. Arsalarda değer tespiti, dava tarihinden önceki yakın tarihli, benzer nitelikli emsal satışlar ile karşılaştırma (emsal karşılaştırma metodolojisi) yapılarak belirlenir.

·         Arazi Vasfındaki Taşınmazlar: İmar planı dışında kalan, tarımsal amaçla kullanılan taşınmazlar "arazi" kabul edilir. Arazilerin değeri, bölgedeki resmi tarım verileri, net ürün geliri, münavebeli ekim sistemi ve üretim masrafları esas alınarak "net gelir kapitalizasyonu metodu" ile hesaplanır.

 

3.2.1. Yargıtay İçtihatlarında Üst Sınır Kuralı

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 5. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı kararlarına göre; irtifaktan etkilenen alan ne kadar büyük olursa olsun, enerji nakil hattı geçişi sebebiyle taşınmazın tamamında oluşacak Değer Düşüklüğü Oranı (DDO):

 

 

·         Tarım arazilerinde taşınmazın tüm mülkiyet değerinin %35'ini geçemez.

·         Arsalarda taşınmazın tüm mülkiyet değerinin %50'sini geçemez.

 

3.2.2. Zemin ve Mütemmim Cüz (Bina ve Yapı) Bütünlüğü İlkesi

 

Taşınmazın üzerinde bina, tesis, havuz veya meyve ağaçları gibi bütünleyici parçalar (mütemmim cüz) bulunması halinde, irtifak bedeli hesabı sadece zemin değeri üzerinden yapılamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2011/5-806, K. 2012/352) kararları doğrultusunda; taşınmaz üzerindeki yapının ve zeminin toplam değeri tespit edilmeli, bulunan Değer Düşüklüğü Oranı (DDO) bu toplam değer (Zemin Bedeli + Yapı/Bina Bedeli) ile çarpılarak irtifak tazminatı hesaplanmalıdır. Sadece zemine değer düşüklüğü uygulayıp üzerindeki bina bedelini hesaplamaya katmamak kararın bozulmasını gerektirir.

 

3.3. Haksız İşgal Tazminatı (Ecrimisil)

 

İdarenin usulüne uygun kamulaştırma yapmaksızın taşınmaza fiilen el atması veya üzerinden hat geçirmesi, haksız fiil niteliğindedir. Hak sahibi malik, taşınmazın mülkiyet veya irtifak bedelini talep edebileceği gibi, idarenin geçmişteki haksız kullanımı nedeniyle "ecrimisil" (haksız işgal tazminatı) da talep edebilir.

 

Ecrimisil taleplerinde dikkate alınması gereken hukuki ilkeler şunlardır:

 

·         Beş Yıllık Zamanaşımı Süresi: Ecrimisil alacakları geriye dönük 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Malik, dava tarihinden geriye doğru en fazla 5 yıl için ecrimisil isteyebilir.

·         En Az Kira Geliri Esası: Ecrimisil miktarı, taşınmazın emsal kira bedelleri, tarımsal gelir kaybı veya kullanım kısıtlılığı dikkate alınarak bilirkişilerce "en az kira geliri" ilkesine göre hesaplanır.

·         Dava Tarihi Sınırı: Yargıtay uygulamasına göre malik, kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel davası açmakla idarenin mülkiyet devrine ve kullanımına rıza göstermiş sayılır. Bu nedenle ecrimisil, ancak davanın açıldığı tarihe kadar olan dönem için istenebilir; dava tarihinden sonrası için ecrimisil hesaplanmaz.

 

4. Teknik Emniyet Mesafeleri, İmar Kısıtlamaları ve Bütüncül Kamulaştırma

 

Enerji nakil hatlarının ve pilonların mülkiyet hakkına etkisi sadece tellerin kapladığı fiziki alanla sınırlı değildir. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği uyarınca, hatların çevresinde güvenlik açıklıklarının (emniyet mesafeleri) bırakılması zorunludur.

 

4.1. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ve Yaklaşma Mesafeleri

 

Yönetmeliğe göre, yüksek gerilim hatlarının iletkenlerinin en büyük salınım durumunda yapılara, yollara ve ağaçlara olan en küçük yatay ve dikey emniyet mesafeleri voltaj seviyesine göre kademeli olarak artmaktadır.

 

Anma gerilimlerine göre yönetmelikte öngörülen temel emniyet açıklıkları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

 

Anma Gerilimi (Un​)

En Küçük İşletme Açıklığı (ao​)

Fazlar Arası Açıklık (a)

Yapılara Yatay/Dikey Yaklaşma Mesafesi

0,4 kV (Alçak Gerilim)

60 mm

72 mm

2,5 - 3,5 m

3,5 - 10 kV

140 mm

170 mm

3,5 - 5,0 m

30 - 36 kV (Orta Gerilim)

320 mm

390 mm

5,0 m

154 kV (Yüksek Gerilim)

1330 mm

1600 mm

8,5 - 10,0 m

380 kV (Çok Yüksek Gerilim)

2500 mm+

3000 mm+

12,0 m+

 

Not: Emniyet mesafeleri iletkenin kesitine, direkler arası açıklığa (menzil) ve hava sıcaklığına bağlı salınıma göre değişkenlik gösterebilir.

 

4.2. İmar Kayıpları ve Psikolojik/Çevresel Faktörler

 

Yüksek gerilim hattı geçen bir arsa üzerinde imar planına göre örneğin 5 katlı yapılaşma izni bulunsa dahi, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ndeki emniyet mesafeleri nedeniyle inşa edilecek yapının kat sayısı 2 veya 3 kat ile sınırlandırılabilmektedir. Bu durum, parselin imar hakkını ve inşaat alanını doğrudan %40-%50 oranında kısıtlamaktadır.

 

Ayrıca bilimsel çalışmalar ve yargısal kararlar, yüksek gerilim hatlarının yarattığı elektromanyetik radyasyon kaygısı, hatlardan çıkan gürültü ve pilonların yarattığı görsel olumsuzluğun (psikolojik ve sağlık faktörleri) taşınmazın piyasa değerini ve alım-satım kabiliyetini düşürdüğünü kabul etmektedir. Pilonun konumu, görünürlük oranı ve hattın parseli geçiş şekli (ortadan bölmesi veya köşeden geçmesi) değer düşüklüğünü doğrudan artıran bileşenlerdir.

 

4.3. Artık Parsel ve Taşınmazın Tamamının Kamulaştırılması Talebi

 

Kamulaştırma Kanunu’nun 12. maddesi ve yargı içtihatları çerçevesinde; enerji nakil hattı veya pilon dikilmesi sonucunda parselin geriye kalan kısmı (artık parsel) geometrik durumu, küçülmesi veya imar kısıtlamaları nedeniyle kullanılamaz hale gelmişse, malik mahkemeden taşınmazın tamamının kamulaştırılmasını ve bedelinin ödenmesini talep edebilir.

 

Özellikle pilon alanının parsel alanına oranının yüksek olduğu durumlarda veya hattın parseli tam ortadan bölerek yapılaşmayı tamamen engellediği hallerde mahkemeler parselin tamamının bedeline hükmetmektedir.

 

 

 

 

5. Tarihsel Dönem Tasnifi, Zamanaşımı ve Anayasa Mahkemesi Kararları

 

Kamulaştırmasız el atma davalarında zamanaşımı ve usul kuralları, müdahalenin gerçekleştiği tarihsel döneme göre farklı hukuki rejimlere tabidir.

 

5.1. Zamanaşımının Bulunmaması İlkesi

 

Mülkiyet hakkı mutlak ve ayni bir hak olduğundan, idarenin fiili el atmasına dayalı mülkiyet ve irtifak bedeli davaları herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. İdare taşınmaza onlarca yıl önce elektrik direği dikmiş olsa dahi, tapu maliki veya mirasçıları güncel rayiç değer üzerinden tazminat davası açabilirler.

 

Geçmişte Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesinde yer alan "20 yıllık hak düşürücü süre" kuralı, Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğüne ve mülkiyet hakkına aykırı bulunarak iptal edilmiş, mülkiyetin zamanın geçmesiyle idareye geçemeyeceği ilkesi pekişmiştir.

 

5.2. 2942 Sayılı Kanun’un Geçici 6. Maddesi ve Dönemsel Ayrım

 

·         09.10.1956 – 04.11.1983 Arası El Atmalar: Bu tarihler arasında gerçekleşen fiili el atmalar Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesi kapsamında değerlendirilir. Bu dönem dosyalarında öncelikle idareye başvuru ve zorunlu uzlaşma usulü öngörülmüş; dava açılması halinde ise maktu harç ve maktu vekalet ücreti uygulanması esası benimsenmiştir.

·         04.11.1983 Sonrası El Atmalar: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları uyarınca, 1983 sonrasında gerçekleşen fiili el atmalarda Geçici 6. maddenin malik aleyhine kısıtlayıcı hükümleri uygulanamaz. Bu dönemdeki el atmalarda idare ile uzlaşma yoluna gitmek dava şartı değildir; malik doğrudan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açabilir. Dava açılırken nispi harç ödenir ve davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilir. Taşınmaz bedeli, dava tarihindeki güncel piyasa rayiçleri üzerinden tespit edilir.

 

Dönemsel hukuki rejimler arasındaki farklar aşağıdaki tabloda karşılaştırılmıştır:

 

Parametre

09.10.1956 - 04.11.1983 Dönemi

04.11.1983 Sonrası Dönem

Yasal Dayanak

Kamulaştırma Kanunu Geçici 6. Madde

Genel Hükümler ve Yargısal İçtihatlar

Zorunlu Uzlaşma Süreci

Var (Dava Öncesi İdareye Başvuru Şartı)

Yok (Doğrudan Dava Açılabilir)

Zamanaşımı / Hak Düşürücü Süre

Yok

Yok

Harç ve Vekalet Ücreti Türü

Maktu Harç ve Maktu Vekalet Ücreti

Nispi Harç ve Nispi Vekalet Ücreti

Bedel Tespiti Esası

Dava Tarihindeki Rayiç Bedel

Dava Tarihindeki Rayiç Bedel

 

6. Yargısal İçtihatlar ve Uygulama Parametreleri Matrisi

 

Enerji nakil hatları ve elektrik direkleri uyuşmazlıklarında uygulanan temel yargısal parametreler ve hukuki dayanaklar aşağıdaki matriste özetlenmiştir:

 

Tazminat / Hak Kalemi

Hukuki Dayanak

Görevli Mahkeme

Değerlendirme ve Hesaplama Metodu

Zamanaşımı Durumu

Pilon Yeri Bedeli

2942 s.K. m.11 / Anayasa m.35

Asliye Hukuk Mahkemesi

Pilon alanının mülkiyet rayiç bedeli + Tapuda tescil/terkin

Zamanaşımı Yoktur

İrtifak Hakkı Bedeli (İKB)

2942 s.K. m.11/son

Asliye Hukuk Mahkemesi

İKB = DDO \ F \ M (Arsa: Emsal, Arazi: Gelir Metodu)

Zamanaşımı Yoktur

Arsa Değer Düşüklüğü Üst Sınırı

Yargıtay HGK İçtihatları

Bilirkişi Kurulu

Parselin tamamında azami %50 değer kaybı

Süreye Tabi Değil

Arazi Değer Düşüklüğü Üst Sınırı

Yargıtay HGK İçtihatları

Bilirkişi Kurulu

Parselin tamamında azami %35 değer kaybı

Süreye Tabi Değil

Ecrimisil (Haksız İşgal)

6098 s.TBK m.49 / Yargıtay İçtihatları

Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava tarihinden geriye dönük en az emsal kira geliri

5 Yıl (Geriye Dönük)

Bina + Zemin Bütünlüğü

Yargıtay HGK Kararları

Bilirkişi Kurulu

DDO oranının (Zemin Bedeli + Yapı Bedeli) toplamına tatbiki

Süreye Tabi Değil

 

7. Sonuç

 

Özel mülkiyete tabi taşınmazlardan geçen enerji nakil hatları ve dikilen elektrik direkleri, kamu yararı taşısa da taşınmazın ekonomik ve fiili değerinde önemli kayıplara yol açmaktadır. Anayasal mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi için idarenin usulüne uygun kamulaştırma yapması asıl olmakla birlikte, kamulaştırmasız el atma durumlarında maliklerin geniş tazminat hakları bulunmaktadır.

 

Yapılan inceleme ve içtihat analizleri doğrultusunda şu hususlar öne çıkmaktadır:

 

  • Pasif Husumetin Doğru Tespiti: Dava açılmadan önce hattın voltaj seviyesi (iletim/dağıtım ayrımı) titizlikle incelenmeli, 154 kV üzeri hatlarda TEİAŞ’a, alçak/orta gerilim hatlarında ise TEDAŞ veya ilgili özel dağıtım şirketine yönelim sağlanmalıdır.
  • Tazminat Hesaplama Esasları: İrtifak bedeli belirlenirken arsalarda emsal satış karşılaştırması, arazilerde net gelir yöntemi uygulanmalıdır. Taşınmaz üzerindeki bina ve yapıların değerleri hesaba katılmalı, değer düşüklüğü oranı zemin ve mütemmim cüz toplamı üzerinden tatbik edilmelidir.
  • Zamanaşımı Güvencesi: Bedel ve irtifak davalarında zamanaşımı aranmazken, haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil taleplerinin geriye dönük 5 yılla sınırlı olduğu unutulmamalıdır.
  • Çevresel ve İmar Kısıtları: Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ndeki emniyet mesafelerinin taşınmazda yarattığı imar kaybı ve psikolojik değer düşüklüğü etkenleri bilirkişi raporlarında detaylandırılmalı; parselin kalan kısmının kullanılamaz hale geldiği durumlarda parselin tamamının kamulaştırılması talep edilmelidir.

 

Mülkiyet hakkının korunması ve idarenin hukuka aykırı eylemlerinin dengelenmesi, yargısal süreçlerin doğru kurgulanması ve teknik bilirkişi incelemelerinin mevzuat ve içtihat standartlarına uygun yapılması ile mümkündür.

    Kümüş & Yüksel Partners Logo

İletişim

E-Posta: info@kypartners.av.tr

© 2024-2025 Tüm hakları saklıdır | KY Partners